Nâzım Hikmet’i Anma Etkinlikleri 2018.

Nâzım Hikmet’i Anma Etkinliklerinde gecenin en güzel anlarından biri Genco Erkal’ın muhteşem gösterisiydi. Nâzım Hikmet Dostluk Ödülü verilen Genco Erkal, performansıyla izleyicilere unutulmaz dakikalar yaşattı.

Bu yıl Nâzım Hikmet Dostluk Ödülü değerli tiyatro sanatçısı Genco Erkal’a verildi.
Sayın Ali Galip Savaşır’dan ödülünü alan sanatçı ardından Nâzım Hikmet’in destansı şiirleri ve Piraya’ye mektuplardan oluşan muhteşem gösterisi ve performansıyla izleyicilere unutulmaz dakikalar yaşattı.

Genco Erkal
İstanbul doğumlu tiyatro sanatçısı Genco Erkal, Robert Kolejinden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi’nin Psikoloji bölümünü bitirdi. 1959 yılından başlayarak Türkiye’nin önemli özel tiyatro topluluklarında oyuncu ve yönetmen olarak çalıştıktan sonra, 1969 yılında, bugün de sanat yönetmeni olduğu Dostlar Tiyatrosu’nu kurdu.
Gorki, Brecht, Sartre, Peter Weiss, Steinbeck, Havel, Tankred Dorst gibi yabancı yazarların yanı sıra, Aziz Nesin, Haldun Taner, Nâzım Hikmet, Can Yücel, Vasıf Öngören, Orhan Asena, gibi Türk yazarlarının oyunlarını yönetti. Roman, öykü, şiir gibi değişik türlerden tiyatroya uyarlamalar yaptı, oyunlar çevirdi.
Değişik yıllarda bir çok kez “yılın en iyi erkek oyuncusu”, “en iyi tiyatro yönetmeni” seçildi. Yaşam boyu başarı ödülleri kazandı.1982 yılında “At” ve 1983 yıllında “Faize Hücum” filmleriyle “En iyi erkek oyuncu” dalında Antalya Film Festivali’nde iki kez Altın Portakal aldı.

Bugün Pazar

Bugün pazar…
Bugün, beni ilk defa
Güneşe çıkardılar.
Ve ben, ömrümde ilk defa
Gökyüzünün
Bu kadar benden uzak,
Bu kadar mavi,
Bu kadar geniş olduğuna şaşarak,
Kımıldamadan durdum
Sonra, saygıyla toprağa oturdum,
Dayadım sırtımı duvara.
Bu anda;
Ne düşmek dalgalara,
Bu anda;
Ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
Toprak,
Güneş ve
Ben…
Bahtiyarım…
———————————————-
İlerleyen aydınlığın içindeyim
Ellerim iştahlı, dünya güzel.

İşte böyle karıcığım
İşte böyle
mesele esir düşmekte değil,

teslim olmamakta bütün mesele!

Bursa Cezaevi, 1948
————————————————–
Saat 21.

Meydan yerinde kampana vurdu,
neredeyse koğuşların kapıları kapanır.
Bu sefer hapislik uzun sürdü biraz :
8 yıl…
Yaşamak :
ümitli bir iştir, sevgilim,
yaşamak :
seni sevmek gibi ciddi bir iştir…
———————————————
Yaşamaya Dair

Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.

Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.

Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yanı ağır bastığından.
1947

Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,
yani, beyaz masadan,
bir daha kalkmamak ihtimali de var.
Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini
biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına,
hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden,
yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz
en son ajans haberlerini.

Diyelim ki, dövüşülmeye değer bir şeyler için,
diyelim ki, cephedeyiz.
Daha orda ilk hücumda, daha o gün
yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.
Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,
fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz
belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.

Diyelim ki hapisteyiz,
yaşımız da elliye yakın,
daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.
Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız,
insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla
yani, duvarın ardındaki dışarıyla.

Yani, nasıl ve nerede olursak olalım
hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak… 1948

Bu dünya soğuyacak,
yıldızların arasında bir yıldız,
hem de en ufacıklarından,
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
yani bu koskocaman dünyamız.

Bu dünya soğuyacak günün birinde,
hatta bir buz yığını
yahut ölü bir bulut gibi de değil,
boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.

Şimdiden çekilecek acısı bunun,
duyulacak mahzunluğu şimdiden.
Böylesine sevilecek bu dünya
‘Yaşadım’ diyebilmen için…
1948

———————————————-
Yaşamak ne güzel şey
TARANTA-BABU yaşamak ne güzel şey
Anlayarak bir usta kitap gibi
bir sevda şarkısı gibi duyup
bir çocuk gibi şaşarak
YAŞAMAK…
Yaşamak:

birer birer
ve hep beraber
ipekli bir kumaş dokur gibi…
Hep bir ağızdan
sevinçli bir destan
okur gibi
YAŞAMAK…
#GencoErkal #YaşamayaDair #NâzımHikmet #NâzımHikmetAnma #BugünPazar #RTİB #AliGalipSavaşır #NâzımHikmetDostlukÖdülü[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row][vc_column][vc_video link=”https://youtu.be/70v2EHpXG2g”][/vc_column][/vc_row]

Nâzım Hikmet

Nazım Hikmet Rusya Anma Etkinlikleri Arşivi

Tüm Yazılara Bak

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sosyal Ağlarımız

Nazım Hikmet Web Sitesi Sosyal Ağlarımızı Takip Etmeyi Unutmayınız.

Instagram

Instagram has returned empty data. Please authorize your Instagram account in the plugin settings .